Adres

İhsaniye Mh. Kazaruni Sk. No:5/A SELÇUKLU/KONYA

GET IN TOUCH

GET IN TOUCH

İletişim
0 332 352 11 22

GET IN TOUCH

GET IN TOUCH

ÇALIŞMA SAATLERİ:
09:30 - 23:00

GET IN TOUCH

GET IN TOUCH

mobile logo

Posts in: Genel


Biz Bunları Kullanmıyoruz

E Kodlu Gıda Katkı Maddeleri 

Tek başına gıda olarak tüketilmeyen, bir gıda ürününün ana bileşeni, hammaddesi, veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, ürünün işlenmesi, ambalajlanması, ve/veya depolanması ile ilgili olarak, ve ürünün tat-koku-görünüş-yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenilmeyen değişimlere engel olmak amaçlarıyla; gıda ve içecek ürünlerine ilave edilmelerine izin verilen ve kalıntı veya türevleri final üründe (mamul maddede) kalan kimyasal madde veya maddeler kapsamıdır.

Margarin

Türk Standartlarında Bitkisel Margarin; “çeşitli bitkisel yağların kısmi olarak hidrojene edilmeleri neticesinde elde edilen sertleştirilmiş rafine yağlardan veya bu yağlara çeşitli rafine bitkisel yağların karıştırılmasından elde edilen ve içerisinde emülsiyon halinde su ve/veya pastörize fermente yağsız süt, pastörize taze süt, süttozu ve peynir altı suyu tozu ile katkı maddeleri bulunabilen mamuldür” şeklinde tanımlanır.

Trans Yağ

Trans yağlar; sıvı bitki yağlarının hidrojen ile ısıtılması sonucu oluşan yağlardır. Kimyasal bir tanım yapılacak olursa; sıvı yağların çoklu bağlarının hidrojenle doyurularak katı hale getirilmesidir. Doğada bulunmayan bu sentetik trans yağ asitlerini maalesef vücudumuz tanıyamaz. Hidrojenlenmiş yağ olarak da bilinen bu yağlar ne kadar hidrojene doyurulursa, o kadar daha katı hale dönüşümü hızlanmaktadır.

Glikoz Şurubu

Glikoz (glükoz ya da glukoz) şurubu, bir diğer adıyla Mısır Şurubu, mısır nişastasından üretilen bir şeker türüdür. Normal bir şekerden çok daha tatlı olduğu ve daha ucuza mal edildiği için ekonomiktir.  Bu ürünün kullanılıp kullanılmadığını anlamak insan için imkansızdır.

Glikoz şurubu vücuda alındığı taktirde ön etki olarak vücudunuzun şeker dengesini alt üst eder, hormonal sistemlerinizi bozar ve uzun vadede kansere sebep olur. Glikoz şurubunun kanserli hücreleri beslediği ortaya çıkartılmıştır. Astım ve multipl-skleroz gibi hastalıklara neden olabileceği bunun yanında karaciğeri büyütücü etkisi olduğu saptanmıştır. Bu durum daha çok yağ depolamanıza ve akabinde kilo almanıza neden olmaktadır. Böbreklerde taş oluşumuna ve patolojik değişiklikler ortaya çıkmasına neden olduğu belirlenmiştir. Alzheimer hastalıgı riskini artırdığı ve vücutta hormonal dengesizlikler yaparak, östrojen, testosteron vb. hormonların salgılanmasını artırabileceği öngörülmüştür. Bakır eksikliği başta olmak üzere vücudun mineral dengesini bozabilmektedir.

Soya

Son iki bin sene içerisinde ise soya Uzakdoğu’da ancak fermente edildikten sonra tüketilmiş. Fermentasyon uygulanan soyalı gıdalar mizo, soya sosu, tofu ve tempeh gibi birkaç çeşit gıdadan ibaret. Fermantasyon çok önemli, çünkü bu sırada soyanın bütün olumsuz özellikleri minimale inmekte.

Peki fermente edilmemiş soyanın ne gibi zararları var?

Mesela soya protein sindirimini sağlayan tripsin enziminin etkisini bozuyor. Ayrıca içerdiği fitatlar kalsiyum, demir ve çinko gibi hayati minerallerin bağırsaktan kana geçmesini azaltıyor. Soyanın diğer zararları arasında D vitamini eksikliği, osteoporoz, hazımsızlık, alerji, bağışıklık yetersizliği, tiroit hastalıkları, bunama, kısırlık, kanser ve kalp kası hastalığı da var. Fermantasyon soyanın yukarda saydığımız birçok toksik etkisini gidermekte.

 

Günün ev yemekleri listesi için Menüde "Günlük Ev Yemeklerine" bakınız. Kapat